1921 Anayasası, 3 yıl 3 ay gibi kısa ömürlü olmuştur. Ancak bu kısa zaman süresince Kurtuluş Savaşı başarıya ulaşmış ve Cumhuriyet ilan edilmiştir. 1921 Anayasası yerini 20 Nisan 1924 tarihinde kabul edilen 1924 Anayasası’na bırakmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci anayasası da birincisi gibi milletin vekillerinin hür iradesiyle hazırlanmış bir anayasadır. 1924 Anayasası’nda, Anayasanın üstünlüğü ilkesi vurgulanmış ve egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğu, Türk milletini ancak TBMM’nin temsil ettiği ve millet adına egemenlik hakkını yalnız onun kullanacağı belirtilmiştir.
1924 Anayasası yargı yetkisinin ulus adına bağımsız mahkemeler tarafından kullanılacağını düzenlemiştir. Sert bir anayasadır. Anayasa değişikliği teklifi meclis üye tam sayısının 1/3 ü ile yapılır, 2/3 ü evet derse kabul edilir. Devletin şekli değiştirilemez. Hiçbir kanun anayasaya aykırı olamaz.
1924 ANAYASASI’NIN MADDELERİ ŞUNLARDIR:
1. Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir.
2. Devletin yönetim şekli Cumhuriyettir.
3. Devletin dini İslam, başkenti Ankara ve dili Türkçe’dir.
4. Devletin başkenti, rejimi ve bayrağı değiştirilemez.
5. Yasama ve Yürütme yetkileri meclise aittir.
6. Yargı, bağımsız mahkemelerce yürütülür.
7. Meclis; yürütme yetkisini seçtiği Cumhurbaşkanı ve onun atadığı Bakanlar kanalıyla kullanır. Meclis; hükümeti her zaman denetler.
8. Üst üste aynı kişi Cumhurbaşkanı seçilebilir.
9. Seçimler dört yılda bir yapılır.
10. Seçmen yaşı 18 olacaktır.
1924 ANAYASASI ÜZERİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER
1924 Anayasası Türk Demokrasi tarihinin en uzun süre yürürlükte kalan ve üzerinde en çok değişiklik yapılan ikinci anayasası dır. 1924 Anayasası’nda beş kez değişikliğe gidilmiştir.
1. Devletin dini İslam’dır maddesi 1928 yılında anayasadan çıkarıldı.
2. Seçmen yaşı 22’ye yükseltildi.
3. Ormanlar devletleştirildi.
4. Kadınlara milletvekili olma hakkı tanındı.(1934)
5. Atatürk ilkeleri anayasaya girdi.
6. Laiklik anayasaya girdi. (1937)
7. Toprak reformu yapıldı.
1921 Anayasası, 3 yıl 3 ay gibi kısa ömürlü olmuştur. Ancak bu kısa zaman süresince Kurtuluş Savaşı başarıya ulaşmış ve Cumhuriyet ilan edilmiştir. 1921 Anayasası yerini 20 Nisan 1924 tarihinde kabul edilen 1924 Anayasası’na bırakmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci anayasası da birincisi gibi milletin vekillerinin hür iradesiyle hazırlanmış bir anayasadır. 1924 Anayasası’nda, Anayasanın üstünlüğü ilkesi vurgulanmış ve egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğu, Türk milletini ancak TBMM’nin temsil ettiği ve millet adına egemenlik hakkını yalnız onun kullanacağı belirtilmiştir.
1924 Anayasası yargı yetkisinin ulus adına bağımsız mahkemeler tarafından kullanılacağını düzenlemiştir. Sert bir anayasadır. Anayasa değişikliği teklifi meclis üye tam sayısının 1/3 ü ile yapılır, 2/3 ü evet derse kabul edilir. Devletin şekli değiştirilemez. Hiçbir kanun anayasaya aykırı olamaz.
1924 ANAYASASI’NIN MADDELERİ ŞUNLARDIR:
1. Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir.
2. Devletin yönetim şekli Cumhuriyettir.
3. Devletin dini İslam, başkenti Ankara ve dili Türkçe’dir.
4. Devletin başkenti, rejimi ve bayrağı değiştirilemez.
5. Yasama ve Yürütme yetkileri meclise aittir.
6. Yargı, bağımsız mahkemelerce yürütülür.
7. Meclis; yürütme yetkisini seçtiği Cumhurbaşkanı ve onun atadığı Bakanlar kanalıyla kullanır. Meclis; hükümeti her zaman denetler.
8. Üst üste aynı kişi Cumhurbaşkanı seçilebilir.
9. Seçimler dört yılda bir yapılır.
10. Seçmen yaşı 18 olacaktır.
1924 ANAYASASI ÜZERİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER
1924 Anayasası Türk Demokrasi tarihinin en uzun süre yürürlükte kalan ve üzerinde en çok değişiklik yapılan ikinci anayasası dır. 1924 Anayasası’nda beş kez değişikliğe gidilmiştir.
1. Devletin dini İslam’dır maddesi 1928 yılında anayasadan çıkarıldı.
2. Seçmen yaşı 22’ye yükseltildi.
3. Ormanlar devletleştirildi.
4. Kadınlara milletvekili olma hakkı tanındı.(1934)
5. Atatürk ilkeleri anayasaya girdi.
6. Laiklik anayasaya girdi. (1937)
7. Toprak reformu yapıldı.
Türkiye, 1924 ile 1945 yılları arasın tek partili CHP hükümetlerinin yönetimi altında geçirdi. Millet iradesinin seçim yoluyla sandığa yansımadığı bu dönemin ardından 1946 yılında Demokrat Parti’nin (DP) kurulması ve seçimlere girmesi ülkede çok partili hayata geçişin en önemli adımı oldu. Şaibe iddialarının yoğun olduğu 1946 seçimlerinin ardından Türkiye, demokratik koşullar altında yapılan 1950 seçimlerinde DP’yi iş başına getirdi. 1955 seçimlerinde de hür iradesiyle Demokrat Parti’yi iktidar yapan Türkiye seçmeni, 27 Mayıs 1960 yılında ilk asker darbesiyle karşılaştı. 1960 müdahalesi ile iktidarı gasp eden Milli Birlik Komitesi kabul ettiği 1 sayılı kanunla 1924 anayasasının bir çok hükümlerini değiştiren geçici bir anayasa düzeni kurdu.
DARBE, MİLLETİN İRADESİNE VURULDU
Darbe anayasasının ilk icraatı, millet adına egemenlik yetkisini kullanma hakkına sahip olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin tüm yetkilerine el koymak oldu. Genç cumhuriyetin gerek 1921 ve gerekse 24 Anayasası ile siyasal yaşamımıza getirdiği “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesi darbeyle iş başına gelen Milli Birlik Komitesi(MBK) tarafından hazırlanan: “MBK, TBMM’nin yetkilerine sahiptir. Komite yasama yetkisini bizzat, yürütme yetkisini de kendi seçtiği bakanlar eliyle kullanacaktır. Bakanları devlet tayin etmektedir. MBK. bakanları denetleme ve istediği takdirde azletme yetkisine sahiptir. Geçici anayasanın meydana getirdiği devlet başkanlığı makamı cumhurbaşkanı, başbakan, başkomutan ve MBK başkanlığı yetkilerini kendisinde birleştirmiştir” maddesiyle çiğnenmiş oldu.
1961 ANAYASASI’NIN GENEL ÖZELLİKLERİ:
Sivillere karşı güvensizliğin ilk göstergeleri bu anayasada görülmektedir. Millet iradesini temsil eden TBMM’nin aldığı kararları denetlemek üzere kurulan Anayasa Mahkemesi, 1961 Anayasası’nın getirdiği bir kurumdur. 9 Temmuz 1961 tarihinde halk oyuyla kabul edilerek yürürlüğe giren 1961 Anayasası 157 madde ve geçici 22 maddeden ouşmaktaydı. 61 Anayasası’na göre yasama yetkisini kullanan TBMM, Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu’ndan oluşuyordu. Daha önce olduğu gibi Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu’ndan oluşmak üzere iki başlı bir yürütme organını benimseyen anayasada Cumhurbaşkanlığı biraz daha sembolik bir makam olarak düzenlendi. Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldan yedi yıla çıkarılıyor fakat iki kez üst üste seçilme şansı ortadan kaldırılıyordu. 1961 Anayasası’nda bulunan farklı bir özellikte hükümete TBMM dışından da bakan alma olanağı vermesiydi. Ayrıca ilk kez özerk kuruluş olarak TRT ve üniversitelerin yapısı da düzenleniyordu.
1961 ANAYASASI’NIN TEMEL ÖZELLİKLERİ:
1. İki meclisli parlamento ( millet meclisi ve Cumhuriyet Senatosu) sistemini kabul etmiştir.
2. Kuvvetler ayrılığı prensibi getirildi.
3. Yürütme organı Cumhurbaşkanı ve Bakanlar kurulundan oluşur.
4. Meclis yasaların kabulünde son söze sahiptir.
5. Hukuk devleti ilkesi benimsenmiştir.
6. Sosyal Devlet anlayışı benimsenmiştir.
7. Seçimlerin; serbest, eşit, gizli, tek dereceli genel oy ilkelerine göre yapılacağı belirtilmiştir.
8. Çoğunlukçu demokrasi anlayışından çoğulcu demokrasi anlayışına geçildi.
9. Temel hak ve hürriyetlerle ilgili geniş düzenlemelere yer verilmiştir. Temel hak ve hürriyetlerin hangi hallerde sınırlandırılacağı belirtilmiştir.
10. Üniversitelere TRT’ye özerk statü tanındı.
11. Anayasa mahkemesi kuruldu
12. DPT (Devlet Planlama Teşkilatı) kuruldu.
13. Milli Birlik komitesi kuruldu.
14. Millet Meclisi ve Cumhuriyet senatosu olmak üzere iki meclisli sistem oluşturuldu.
DARBEYLE VERİLEN MUHTIRAYLA GERİ ALINDI
1961 Anayasası ile verilen bir çok hak 12 Mart 1971 yılında askerin verdiği muhtıra ile geri alındı. Buna göre TRT’nin özerkliği kaldırıldı, üniversitelere müdahale kolaylaştı, yargı bağımsızlığını zedeleyen düzenlemeler getirildi. Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nin kurulmasını öngören, askeri mahkemelerin yapısını değiştiren, Yargıtay’ın yeniden düzenlenmesini sağlayan değişiklikler yapıldı. 1961 Anayasası’nda yedi kez değişikliğe gidilmiştir. Bu değişikliklerde toplam 63 madde değişikliğe uğramıştır.
1961 ANAYASASI’NDA MUHTIRA İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER :
-Temel haklarda sınırlamalar getirilmiştir. Tabii yargı yolu yerine kanuni yargı yolu getirilmiştir.
-Yargısal denetimde sınırlamalar getirilmiştir. Anayasa mahkemesine iptal davası açma hakkına sahip taraflarda sınırlamalar getirilmiştir.
- Anayasa mahkemesi Anayasa değişikliklerini ancak şekil yönünden denetleyebilir.
- Askeri Yüksek İdari Mahkemesi kurularak asker kişilerle ilgili idari işlem ve eylemlerin denetimi Danıştay’ın görevinden çıkarılmıştır.
- Ayrıca hakimlerin atanmalarında genel yöntemden sapan Devlet Güvenlik Mahkemeleri kurulmuştur.
- TRT’nin özerkliği kaldırılmış ve üniversitelerin özerkliği azaltılmıştır.
- Vergi, resim, harçların muafiyet ve istisnaları ile nispet ve hadlerine ilişkin hükümlerde değişiklik yapmaya Bakanlar Kurulu yetkili kılınmıştır.
Bu değişikliklerin yapılmasının ana nedeni, 1961 anayasasının devlet otoritesini zayıflattığı, devleti güçsüz kıldığı düşüncesinde yatmaktadır.
Türk Demokrasisi 1960 müdahalesinin ardından 1971 yılında muhtıra girişimi ile karşılaştı. Demokrasiye doğrudan müdahalenin ikincisi Kenan Evren kontrolündeki askeri güçlerin 12 Eylül 1980 yılında yönetime el koymasıyla yaşandı. 1961’den sonra bir kez daha halkın hür iradesiyle seçtiği parlamento ve hükümet askeri darbeyle yönetimden uzaklaştırıldı. Özellikle 70’li yılların sonunda ülkede çığırından çıkan bir çatışma ortamı vardı. İnsanlar sağ ve sol gruplara bölünmüş birbirleriyle çatışıyorlardı. Ülkede karanlık güçlerin de etkisiyle insanlar birbirlerini öldürüyorlardı. Faili meçhul cinayetler çoğalmış orduda ve hatta okullarda gruplaşmalar artmıştı. Bu dönemin en çarpıcı siyasi gelişmesi ise görev süresi dolan Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ün yerine TBMM’nin yeni Cumhurbaşkanı seçememesidir. Bütün bu gelişmeler askeri darbenin gerekçeleri oldu.Ülkede yaşananlar üzerine bütün kuvvet komutanlarının da (Kara, Hava, Deniz) desteğini alarak Genelkurmay Başkanı Kenan Evren 12 Eylül 1980’de yönetime el koydu. Kenan Evren yönetimindeki Milli Güvenlik Kurulu devletin başına geçti. Bu ortamın oluşmasına neden olarak gösterilen siyasi partiler kapatıldı ve üyeleri siyasi yasaklı hale getirildi. Anayasal düzene geçiş amacıyla ilk olarak Haziran 1981’de Kurucu Meclis Teşkili Hakkında Kanun çıkarıldı. Danışma Meclisi ve MGK’dan oluşan bu meclis Orhan Aldıkaçtı başkanlığında bir anayasa komisyonu oluşturdu. 23 Eylül 1982’de Danışma Meclisi bu anayasayı onaylayarak 7 Kasım 1982’de halk oylamasına sundu. Halk tarafından yüzde 91,3 oranında kabul oyu alan bu anayasa 9 Kasım 1982’de Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdi.
1982 ANAYASASI’NIN ÖZELLİKLERİ
• 1982 Anayasasının bütün maddeleri uzun ve ayrıntılıdır. 1982 anayasasında çerçeve anayasası anlayışının benimsenmeyip birçok muhtemel durumları düzenlemek isteyen kazuistik bir yönteme yer verildiği görülür.
• Değiştirilmesi normal kanunlardan daha güç şartlara bağlanmış olan anayasalara Katı Anayasa denir. 1982 Anayasası bu yönüyle 1961 Anayasası'ndan daha katı bir niteliktedir. 1982 Anayasası'nda değiştirilmesi teklif edilmeyecek hükümlerin kapsamı genişletilmiştir. Bu özellikleri nedeniyle 1982 Anayasası sivil siyasetin alanını daraltan bir niteliğe sahiptir.
• 1982 Anayasası vatandaş-devlet ilişkisinde devleti önceleyen bir özelliğe sahiptir.
• 1982 Anayasası Otorite-Hürriyet dengesinde de devlet otoritesinin ağırlığını arttırmıştır. Bundan dolayı memur ve işçilerin siyasi amaçlı grev, lokavt, işyeri işgali, iş yavaşlatma yapılamaz. Dernekler siyasi amaç güdemez.
• 1982 Anayasası devlet yapısı içersinde yürütme organını güçlendirmiştir.
• 1982 Anayasası 1961 Anayasası'na oranla daha az katılımlı bir demokrasi modelindedir: Türkiye'de demokrasi anlayışları siyasi katılma ve çoğulculuk, devlet iktidarının sınırlandırılması konularında farklılık gösterir.
EN ÇOK DEĞİŞİKLİĞE UĞRAYAN ANAYASA
Siyasi tarihimizde en çok değişikliğe 1982 Anayasası uğramıştır.Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecinde ve değişen dünya koşullarında başını en çok ağrıtan kurum ve kanunlar 1982 Anayasası’nın ürünleridir. Bu amaçla 1982 Anayasası kabul edildiği yıldan bu yana 9 kez değişikliğe uğramıştır. 177 asıl ve 16 geçici maddeden oluşan 1982 Anayasasında bugüne kadar 83 madde değişikliğe uğramıştır.