Türk Demokrasisi 1960 müdahalesinin ardından 1971 yılında muhtıra girişimi ile karşılaştı. Demokrasiye doğrudan müdahalenin ikincisi Kenan Evren kontrolündeki askeri güçlerin 12 Eylül 1980 yılında yönetime el koymasıyla yaşandı. 1961’den sonra bir kez daha halkın hür iradesiyle seçtiği parlamento ve hükümet askeri darbeyle yönetimden uzaklaştırıldı. Özellikle 70’li yılların sonunda ülkede çığırından çıkan bir çatışma ortamı vardı. İnsanlar sağ ve sol gruplara bölünmüş birbirleriyle çatışıyorlardı. Ülkede karanlık güçlerin de etkisiyle insanlar birbirlerini öldürüyorlardı. Faili meçhul cinayetler çoğalmış orduda ve hatta okullarda gruplaşmalar artmıştı. Bu dönemin en çarpıcı siyasi gelişmesi ise görev süresi dolan Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ün yerine TBMM’nin yeni Cumhurbaşkanı seçememesidir. Bütün bu gelişmeler askeri darbenin gerekçeleri oldu.Ülkede yaşananlar üzerine bütün kuvvet komutanlarının da (Kara, Hava, Deniz) desteğini alarak Genelkurmay Başkanı Kenan Evren 12 Eylül 1980’de yönetime el koydu. Kenan Evren
yönetimindeki Milli Güvenlik Kurulu devletin başına geçti. Bu ortamın oluşmasına neden olarak gösterilen siyasi partiler kapatıldı ve üyeleri siyasi yasaklı hale getirildi. Anayasal düzene geçiş amacıyla ilk olarak Haziran 1981’de Kurucu Meclis Teşkili Hakkında Kanun çıkarıldı. Danışma Meclisi ve MGK’dan oluşan bu meclis Orhan Aldıkaçtı başkanlığında bir anayasa komisyonu oluşturdu. 23 Eylül 1982’de Danışma Meclisi bu anayasayı onaylayarak 7 Kasım 1982’de halk oylamasına sundu. Halk tarafından yüzde 91,3 oranında kabul oyu alan bu anayasa 9 Kasım 1982’de Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdi.
1982 ANAYASASI’NIN ÖZELLİKLERİ
• 1982 Anayasasının bütün maddeleri uzun ve ayrıntılıdır. 1982 anayasasında çerçeve anayasası anlayışının benimsenmeyip birçok muhtemel durumları düzenlemek isteyen kazuistik bir yönteme yer verildiği görülür.
• Değiştirilmesi normal kanunlardan daha güç şartlara bağlanmış olan anayasalara Katı Anayasa denir. 1982 Anayasası bu yönüyle 1961 Anayasası'ndan daha katı bir niteliktedir. 1982 Anayasası'nda değiştirilmesi teklif edilmeyecek hükümlerin kapsamı genişletilmiştir. Bu özellikleri nedeniyle 1982 Anayasası sivil siyasetin alanını daraltan bir niteliğe sahiptir.
• 1982 Anayasası vatandaş-devlet ilişkisinde devleti önceleyen bir özelliğe sahiptir.
• 1982 Anayasası Otorite-Hürriyet dengesinde de devlet otoritesinin ağırlığını arttırmıştır. Bundan dolayı memur ve işçilerin siyasi amaçlı grev, lokavt, işyeri işgali, iş yavaşlatma yapılamaz. Dernekler siyasi amaç güdemez.
• 1982 Anayasası devlet yapısı içersinde yürütme organını güçlendirmiştir.
• 1982 Anayasası 1961 Anayasası'na oranla daha az katılımlı bir demokrasi modelindedir: Türkiye'de demokrasi anlayışları siyasi katılma ve çoğulculuk, devlet iktidarının sınırlandırılması konularında farklılık gösterir.
EN ÇOK DEĞİŞİKLİĞE UĞRAYAN ANAYASA
Siyasi tarihimizde en çok değişikliğe 1982 Anayasası uğramıştır.Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecinde ve değişen dünya koşullarında başını en çok ağrıtan kurum ve kanunlar 1982 Anayasası’nın ürünleridir. Bu amaçla 1982 Anayasası kabul edildiği yıldan bu yana 9 kez değişikliğe uğramıştır. 177 asıl ve 16 geçici maddeden oluşan 1982 Anayasasında bugüne kadar 83 madde değişikliğe uğramıştır.
|